WTA’nın güncel sıralamasına bakıp bunu Özbekistan’ın ulusal sıralama tablosuyla karşılaştırdığınızda bir detay hemen öne çıkıyor: ülkenin en üst sıradaki tenisçileri bu rolde çok uzun süredir yer almıyor. Federasyon, sadece birkaç ay içinde kadın takımının omurgasını başka ülkelerden yapılan geçişler üzerinden — özellikle de Rusya’dan — kurdu. Bu tek seferlik bir hikâye değil; bölgede komşuların daha önce denediği, oldukça tanıdık bir strateji.
Kimler Yeni Lider Oldu ve Zirve Ne Kadar Hızlı Yenilendi

Şu anda Özbekistan listesinin ilk sıralarında şunlar yer alıyor:
- Kamilla Rahimova (WTA’de top-100 civarı) — geçiş aralık ayının başında resmiyet kazandı;
- Polina Kudermetova (yine top-100 civarı) — aralık ayının ortası;
- Mariya Timofeyeva (ikinci kademe, top-150’ye yakın) — ekim;
- Laima Vladson (ilk binin oldukça gerisinde) — kasım.
Rahimova, Kudermetova ve Timofeyeva daha önce Rusya’yı temsil ediyordu; Vladson ise Letonya adına oynuyordu. Buna paralel olarak 15 yaşındaki Aleksandra Barmicheva da kasım ayında vatandaşlık değiştirdi. Özetle, tek bir sezon içinde Özbekistan kadın tenisinin “tepe kadrosu” neredeyse sıfırdan yeniden kuruldu.
Neden Vatandaşlığa Geçiş Bir Kapris Değil, Büyüme Teknolojisi
Bu yaklaşımın mantığı basit ve pragmatik. Henüz elit seviyede kalıcı yer edinememiş, fakat potansiyeli yüksek oyuncuları alırsınız; gelişmeleri için gereken koşulları sağlarsınız — ve orta vadede, Billie Jean King Cup’ta ve büyük organizasyonlarda hedeflere oynayabilecek bir millî takım seviyesi elde edersiniz. Ardından vitrin etkisi devreye girer: başarılar görünür oldukça çocukların ve ebeveynlerin ilgisi artar, akademilerde rekabet büyür ve böylece “tamamen yerli” yeni liderleri yetiştirme şansı doğar.
Ancak kritik bir detay var: bu, pahalı bir model. Sadece pasaport yetmez — antrenör ekibi, sağlık ve performans desteği, turnuva planlaması, lojistik, kamp programları ve en önemlisi altyapı ile gençler (junior) geliştirme projeleri için bütçeler gerekir.
Para Nereden Geliyor: Özbekistan'ın “Kazakistan Senaryosu”

Kazakistan bir dönem benzer bir yoldan geçti: vatandaşlığa geçiş hamlesi ciddi yatırımlarla ve federasyon içindeki güçlü bir destek ağıyla pekiştirildi. Özbekistan’da ise geçişlerin temposuna bakılırsa, burada da projeyi besleyen bir kaynak ortaya çıkmış durumda.
Eski tenisçi Natalya Vihlyantseva bu dalgayı şöyle açıklamıştı: yakın zamanda yapılan yasal düzenlemelerin ardından, varlıklı birçok kişi ülkeye geri dönebildi ve sporun finansmanı, hayırseverlik/mecenatlığın görünür unsurlarından biri hâline geldi. Yani konu sadece sportif motivasyon değil, federasyonlara yönelik yeni bir destek ve himaye düzeni.
Federasyonu Kim Yönetiyor ve Neden Etrafı Etkili İsimlerle Dolu

Şubat 2025’te Özbekistan Tenis Federasyonu’nun başına iş insanı Batır Rahimov geçti. Kamuoyundaki profili oldukça katmanlı: hammadde ve çıkarım alanındaki girişimler, ülkenin en büyük özel bankalarından biri olan “Kapitalbank”ın kurulması, spor dâhil farklı sektörlerde varlıklar (geçmişte adı geçen varlıklardan biri “Pahtakor” futbol kulübüydü). Rahimov’un ismi etrafında tartışmalı başlıklar da yer aldı — 2010’daki kısa süreli tutuklanmadan, sonrasında yurtdışındaki yaşamına ve Türkiye’de gündeme gelen ihtilaflı iddialara kadar.
Ayrıca aile bağı da konuşuluyor: Rahimov, Şavkat Mirziyoyev’in çevresiyle akrabalık kesişimleri bulunan Diera Usmanova ile evli.
Burada asıl önemli olan geçmişten çok bugünkü yapı: bu yıl federasyon yönetiminde ciddi idari ağırlığı olan bir ekip oluştu. Başkan yardımcılığı görevine Zelimhon Haydarov getirildi; Haydarov daha önce İslam Kerimov döneminde üst düzey görevlerde bulunmuş, Mirziyoyev yönetiminde de idari-finansal süreçlerde rol almış bir isim. Diğer başkan yardımcıları ise Devlet Yatırım Komitesi kökenli Numan Sattarov ve Aziz Hamidov oldu. Projenin sportif vitrini ise WTA’de yedi şampiyonluk (teklerde üç, çiftlerde dört) kazanmış Irada Tulyaganova.
Hangi Hedefler Konuyor ve Sonraki Adım Ne Olacak
Resmî söylem oldukça net: millî takımı güçlendirmek ve büyük uluslararası startlara hazırlanmak. Federasyon, Polina Kudermetova’nın geçişini yorumlarken bunu Özbekistan’da kadın tenisinin gelişimi ve önemli turnuvalar öncesinde millî takımın güçlendirilmesi adına kritik bir adım olarak niteledi. Geçişlerin ne kadar sistemli ilerlediği düşünülürse, bu muhtemelen ilk dalga: finansman devam ederse, “Özbekistan’ın yeni raketleri” listesi daha da genişleyebilir.
Hızlı Etki ve Tenis Reformunun Uzun Mesafesi

Vatandaşlığa geçiş kısa vadede anında sonuç verir: sıralama yukarı çıkar, takım daha rekabetçi görünür, federasyon daha fazla görünürlük ve umut üretir. Ancak asıl sınav daha sonra başlayacak — tekil transferleri sürdürülebilir bir sisteme çevirmek gerektiğinde: akademiler, antrenör havuzu, junior turnuvaları, doğru oyuncu seçimi ve “altyapı kortundan WTA Turu’na” uzanan anlaşılır bir gelişim yolu. Özbekistan bu uzun mesafeyi koşabilirse, bugünkü geçişler sadece ses getiren bir haber değil, ülke içinde gerçek bir tenis endüstrisinin başlangıcı olabilir.







